Hangimiz parmak çocukla arkadaş olmayı hayal etmedik ki

Bir zamanlar ülkenin birinde fakir bir oduncu ve karısı yaşıyormuş. Oduncu ve karısının yedi çocuğundan bir tanesi o kadar küçük, o kadar küçükmüş ki adını Parmak Çocuk koymuşlar.

Bir gün hepsi ormana odun toplamaya gitmiş. Oduncu çocuklarına “Anneniz ve ben odun keseceğiz. Sakın buradan uzaklaşmayın. Sonra kaybolursunuz.” demiş. Parmak çocuk, kaybolmamak için geçtikleri yerlere ekmek kırıntıları serpmiş. Bir süre sonra oyuna dalan çocuklar anne ve babalarından uzaklaşıp kaybolmuşlar. Parmak Çocuk’un serptiği ekmek kırıntılarını aramaya başlamışlar ama kuşlar hepsini yediği için bulamamışlar. Bir süre sonra hava da kararmış.

Yol bulmaya çalışırlarken uzaklarda bir ışık fark edip ışığa doğru yürümüşler. İyice yaklaştıklarında Işığın kocaman bir evden geldiğini görmüşler. Kapıyı çalmışlar. Kapıyı açan yaşlı kadına başlarından geçenleri anlatıp geceyi orda geçirip geçiremeyeceklerini sormuşlar. Yaşlı kadın çocukları içeri davet etmiş. Karınlarını doyurduktan sonra da onları yatırmış. Yatak o kadar büyükmüş ki yedi kardeşin yedisi de sığmış. Çok yorgun oldukları için hemen derin bir uykuya dalmışlar: Parmak Çocuk hariç. Onun gözünü bir türlü uyku tutmamış. Gece yarısı aşağıdan gelen gürültüler duymuş. Merak edip gizlice bakmaya gitmiş. Bir de ne görsün! Bir dev yaşlı kadına karnının çok aç olduğunu, canının çocuk eti çektiğini söylüyor. Parmak çocuk hemen kardeşlerini uyandırmış. Pencereden atlayıp koşmaya başlamışlar. Çocukların kaçtığını anlayan dev, sihirli çizmelerini giyip peşlerine düşmüş. Çok geçmeden yorulmuş. Bir ağacın dibine uzanıp başlamış horulhorul uyumaya. Çizmelerin sihirli olduğunu anlayan Parmak Çocuk, saklandıkları yerden çıkmış. Usulca yaklaşarak derin uykudaki devin çizmelerini ayağından çıkarmış.

Parmak Çocuk’un tahmin ettiği gibi devin çizmeleri sihirliymiş. Onları giyen çok hızlı koşuyormuş. Çizmeleri ayağına geçiren Parmak Çocuk hemen evlerinin yolunu bulmuş. Kardeşlerini evlerine uğurlayıp kralın yolunu tutmuş. Vadiler aşmış, köyler geçmiş sonunda kralın sarayına ulaşmış. Kralın huzuruna çıkıp olanları krala anlatmış. Bunlar sizin daha çok işinize yarar diyerek sihirli çizmeleri çıkarıp krala armağan etmiş. “Ne kadar düşüncelisin.” demiş kral, Parmak Çocuk’a.  Çocuğun davranışı o kadar hoşuna gitmiş ki kalın çocuğa bir kese dolusu altın vermiş.

Böylece Parmak çocuk evine dönmüş. Annesi, babası ve kardeşleri onu görünce çok sevinmişler. Kralın hediye ettiği altınlar sayesinde bir daha yoksulluk çekmemişler. Parmak Çocuk ve kardeşleri de ormana gittiklerinde anne ve babalarının yanından hiç ayrılmamışlar.