Hz. Süleyman’ın Yüzüğü

Hazreti Süleyman Kral Davud’un oğludur. Hem Tevrat’ta hem de Kuran’da saltanatı anlatılmış. Hazreti Süleyman ile ilgili farklı efsaneler var. Efsanelerin önemli objesi ise yüzük…

Bir efsaneye göre Kral Süleyman, parmağından hiç çıkarmadığı yüzüğün güçleri sayesinde mührünü bastığı yeri egemenliği altına alırmış.  Yüzükle sadece insanlara değil hayvanlara, cinlere, perilere, rüzgara, suya da hükmedebilirmiş.  Yüzüğün üzerinde iç içe geçmiş iki eşkenar üçgenden oluşan altı köşeli yıldız şeklinde bir mühür varmış ve onu takana dünyaya hükmedici güç sağlarmış. HZ. Süleyman kimilerine göre altı yüz, kimilerine göre dokuz yüz yıl dünyada hüküm sürmüş. “Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış.” deyişinin buradan geldiği söylenir.

Bir gün, kimi kaynaklara göre karısının kılığına giren bir cin tarafından kimi kaynaklara göre ise kurnaz bir dev tarafından yüzük çalınmış. Yüzüğün çalınmasıyla birlikte Süleyman’ın hükümdarlığı sona ermiş ve insanlar yüzüğü çalanın buyruğu altına girmiş.

Yüzüğü ele geçirenin hükümdarlığıyla başlayan kaos kırk yıl sürmüş. Kırk yılın sonunda yüzük suya düşmüş çalan da hükümdarlık yetkisini kaybetmiş. Bir balık tarafından yutulan yüzük Kral Süleyman’a geri dönmüş ve Süleyman tekrar kral olmuş.

Başka bir efsaneye göre, yüzük Hazreti Adem’in yüzüğüymüş ve cennetten kovulduğunda onu Arş’ta bırakmış. Cebrail bu yüzüğü Allah’ın emriyle Hazreti Süleyman’a vermiş.

Yüzükteki mührün orijinal hali tam olarak bilinmese de altı köşeli olan bu sembol günümüzde Mührü Süleyman olarak kabul görmüş. Semavi dinler tarafından da kutsal kabul edilen Hz Süleyman mührü Müslümanlar arasında Hatem-i Süleyman olarak da anılmış. Hıristiyan ve Yahudiler tarafından Davud Yıldızı (Seal of David) olarak bilinmiş. Yüzüğün göğün ve yerin birleşimini ve maddi manevi bütünlüğü temsil ettiğine inanılmış. Hz Süleyman mührünün cennetten gelme olduğuna inanılmış. İnanışa göre, Cebrail tarafından Allah’ın emri ile önce Hz Davud’a getirilmiş. Hz Davud İsrailoğulları’ndan bir peygamber ve hükümdarmış. Oğullarına on hikmetli soru sormuş. Cevapları yalnızca Hz. Süleyman verebilmiş ve böylece Hz. Süleyman yüzüğü babadan oğula geçmiş. Kur’an’da yazıldığına göre bu nedenle Süleyman peygambere kimseye bahşedilmeyecek bir saltanat bahşedilmiş.

Hz Süleyman’ın İsrailoğulları’ndan olması ve mührün Yahudiler nezdinde de büyük öneminin olması İsrail devleti bayrağında yer alma sebebi olarak gösterilmiş. Günümüzde İsrail Devleti ile özdeşleştiği için İslam dünyasında kullanılmasa da Osmanlı Devleti’nde döneminin önemli denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın sancağında, Karamanoğlu Beyliği’nin sancağında, İstanbul’da ve Anadolu’da Osmanlı ve Selçukluya ait camiler, sikkeler, konaklar, sancaklar ve anıtlarda HZ. Süleyman’ın yüzüğündeki mühür kullanılmış. Bu sembolün tarih boyunca İslam dünyasında tılsım olarak da kullanıldığı söyleniyor.